Latin topluluğunda bongocunun iki çalgısı vardır: bongo ve elde tutulan büyük bir çan. Parçanın açılış ve şarkı bölümlerinde bongo çalınır; martillo dokuyu taşır.
Yoğunluk arttığında, özellikle koro ve solo bölümlerinde bongocu davulu bırakır ve çana geçer. Çan sesi daha keskindir ve kalabalık dokuda duyulur.
Bu geçiş rastgele yapılmaz. Parçanın hangi bölümünde olduğuna bağlıdır ve topluluk bunu bekler.
Çan kalıbı martillo kadar süslü değildir; sabit ve taşıyıcıdır. Görevi dokuyu bir arada tutmaktır.
Çanın tutuluşu sesi belirler. Avucun çana değdiği yer, sesin ne kadar açık kalacağını ayarlar; sıkı kavranan çan boğuklaşır.
Tokmağın çana çarptığı nokta da ayrı bir renk verir; ağız kısmı açık, gövde kısmı kapalı bir ses üretir.
Geri dönüş de planlanır. Çandan bongoya dönerken kalıp bir anda değil, bir ölçü içinde devralınır.
İki çalgının yan yana yerleştirilmesi geçişi kolaylaştırır; uzağa konan çan, geçişte boşluk üretir.
Bu düzen ezberlenmez, parça yapısı öğrenilerek kurulur. Çanın tokmağı da seçilir; ağır bir tokmak daha kalın, ince bir tokmak daha keskin bir ses verir.
Derslerimizde bongo ve çan geçişleri parça yapısıyla birlikte çalışılır.