Asma davul çoğunlukla zurna ile birlikte kullanılır ve bu ikili açık hava için kurulmuştur.
Zurna dar bir frekans aralığında çok yüksek ses üretir. Yanında çalan bir çalgının duyulabilmesi için geniş bir alt frekans gerekir.
Asma davulun büyük gövdesi bu boşluğu doldurur. Tokmak vuruşu zurnanın altında bir zemin kurar, çubuk ise onun üstünde kısa noktalar bırakır.
Bu ikilide davul zurnanın cümlelerini izler. Nefes alınan yerde davul da seyrelir; uzayan bir cümlede kalıp uzatılır.
Ses düzeyi burada bir sorun değildir. İki çalgı da açık havada, mikrofonsuz duyulmak üzere çalışır.
Kapalı mekânda ise aynı denge sorun çıkarır. Küçük bir salonda tokmak vuruşu duvarlardan geri döner ve zurnanın altını bulanıklaştırır.
Bu durumda tokmak gücü düşürülür ve çubuk öne çıkarılır; kalıp aynı kalır, dengesi değişir.
Yerleşim de etkilidir. İki çalgının birbirini duyabilecek mesafede durması, ölçünün ortak kalması için gereklidir.
Bir kaydı örnek alırken hangi yörenin icrası olduğunu bilmek, kalıbı doğru anlamayı kolaylaştırır. Derslerimizde eşlik çalışması, atölye derslerinde topluluk içinde sürdürülmektedir.