Asma davul adını taşınma biçiminden alır. Omuza asılan çalgının yüksekliği ve açısı, tekniğin tamamını etkiler.
Çalgı gövdeye yatay değil, hafif eğik durur. Tokmak tarafı biraz aşağıda kalır; böylece ağır alet doğal bir yay çizerek iner.
Askı çok uzun olduğunda çalgı bele iner. Kollar yukarıdan aşağı vurmak zorunda kalır, omuz sürekli çalışır.
Çok kısa askıda ise çalgı göğse yaslanır. Bu kez gövde titreşemez ve alt frekans belirgin biçimde azalır.
Doğru nokta, çalgının bedene değmediği ama kolların rahat ulaştığı yerdir. Gövde ile beden arasında bir parmak boşluk yeterlidir.
Askının genişliği de hesaba girer. İnce bir kayış omuzda dar bir alana yüklenir; uzun icralarda ağrı yapar.
Yeni başlayan kişide sık görülen sorun, çalgının icra sırasında kaymasıdır. Kayan bir çalgıda vuruş noktası her ölçüde değişir.
Yürüyerek çalınacaksa askı biraz daha kısa tutulur; sallanan bir gövde tempoyu da sallar. Oturarak çalışılıyorsa çalgı bir stand üzerine alınabilir; bu, uzun teknik çalışmalarında omuzu korur. Derslerimizde askı ayarı, kursiyerin boyuna göre ilk derste yapılmaktadır.