Türk müziğinin usullerinde ölçü her zaman eşit parçalara ayrılmaz. Dokuz zamanlı usuller bunun en tanıdık örneğidir.
Dokuz zaman farklı biçimlerde bölünür. İki-iki-iki-üç bölünmesi bir yürüyüş, üç-iki-iki-iki bölünmesi bambaşka bir salınım verir. Aynı sayı, ayrı karakterler üretir.
Darbuka bu bölünmeyi dûm'ların yerleşimiyle duyurur. Üçlü grubun başına gelen dûm, kulağa nerede uzadığını söyler.
Yeni başlayan kişide en sık görülen sorun, dokuzu tek tek saymaktır. Sayarak çalınan bir usul teknik olarak doğru, duygu olarak ölü çıkar.
Çözüm grupları saymaktır: dört öbek duyulur, dokuz sayı değil. Öbekler yerleştiğinde sayma kendiliğinden bırakılır.
İkinci sorun, üçlü grubun aceleye getirilmesidir. Uzun grup kısaldığında usul sekiz zamanlıya doğru kayar ve tanınmaz olur.
Bu usullerle çalışmanın en sağlam yolu türküyle ya da kayıtla birlikte çalmaktır. Metronom eşit vuruş verir; aksak usulün ritmi eşit değildir.
Ayakla ölçü tutmak da yardımcı olur. Ayak yalnız öbek başlarına basar, her zamana değil.
Usul oturduktan sonra süsleme eklenir. Süs, sağlam olmayan bir bölünmeyi düzeltmez, gizler.
Derslerimizde usul çalışması, sayma değil öbek hissi üzerinden verilmektedir.