Conga derisi genellikle sığır derisidir ve djembe derisinden serttir. Bu, elin aldığı geri tepkiyi arttırır.
Bu yüzden congada kuvvetle çalmak daha çabuk yorar. Ses, kuvvetten değil, elin hızından ve deriden hemen kalkmasından gelir.
Açık ton çalışırken en sık yapılan hata, elin deride kalmasıdır. Kalan el hem sesi keser hem darbeyi üstlenir.
İkinci sorun bilek açısıdır. Bilek fazla kırıldığında yük eklemlere biner; önkol düz kaldığında yük dağılır.
Üçüncüsü çalgı yüksekliğidir. Fazla alçak duran bir conga, çalanı öne eğilmeye ve omuzdan vurmaya zorlar. Standla yükseltmek bu sorunu çözer.
Dinlenme aralıkları da hesaba girer. Kesintisiz kırk dakika çalmak yerine bloklar hâlinde çalışmak, hem eli hem dikkati korur.
Isınma congada özellikle gereklidir. Soğuk elle sert deriye vurmak, ilk dakikalarda zorlanma üretir.
Elde uzayan bir ağrı ya da uyuşma varsa çalışma durdurulur ve bir hekime danışılır. Tırnak uzunluğu da hesaba girer; uzun tırnak hem sesi bozar hem parmak ucunu yaralar. Seans sonunda elleri soğuk suyla serinletmek, şişmeyi azaltan basit bir alışkanlıktır. Derslerimizde conga tekniği, el sağlığı gözetilerek kurulur.