Cajon ile akustik gitar sık kullanılan bir ikilidir ve aralarındaki en yaygın sorun frekans örtüşmesidir.
Gitarın gövde sesi ile cajon'un merkez vuruşu benzer bölgede yer alır. İkisi de açık çalındığında ses bulanıklaşır.
Çözüm cajon'un merkez vuruşunu azaltmak ve köşe seslerini öne çıkarmaktır. Böylece kalıp duyulur, gitarın alt bölgesi kapanmaz.
İkinci ayar yoğunluktur. Tek gitarla çalınan bir parçada cajon seyrek kalır; kalabalıklaştıkça doku sıklaşır.
Üçüncü ayar ses düzeyidir. Akustik gitarın taşıma gücü sınırlıdır; yüksek çalınan bir cajon söz ve gitarı birlikte örter.
Şarkı eşliğinde ayrıca nefes yerleri hesaba katılır. Cümle aralarında seyrelmek, sözün duyulmasını sağlar.
Yerleşim de sonucu değiştirir. İki çalgı birbirini duyabilecek mesafede durmalıdır; aksi hâlde ikisi de yüksek çalmaya başlar.
Kayıtta örtüşme daha belirgindir. Ayrı mikrofonlar ve yeterli mesafe, mix aşamasında dengeyi düzeltme imkânı bırakır.
Bu ilişki bir kez kurulduğunda başka akustik çalgılarla da aynı biçimde çalışır. Gitarın çalınma biçimi de belirleyicidir; parmakla çalınan bir eşlikte cajon daha açık, pena ile çalınan sert bir ritimde daha kısık kalır. Derslerimizde eşlik çalışması, atölye derslerinde başka çalgılarla birlikte işlenmektedir.